29 Mart 2011 Salı

Başkent Alger / Şehitlik Anıtı ve Savaş Müzesi


Merhaba sevgili okurlarım... demek isterdim ama demeyeceğim. Zira henüz pek bir izleyicim yok burda. Daha önceki blog, hem adı hem de içeriği itibariyle spor ağırlıklı olduğu için Cezayir ile ilgili olan yazıları bu bloğa taşıdım ve henüz hatrı sayılır bir izleyici kitlesine sahip değilim.

Neyse efendim bu alakasız girişten sonra gelelim yeni yazımıza. Başlıktan ve yukarıda gördüğünüz fotoğraftan da anlaşılacağı gibi yazımız Alger'de bulunan  Şehitlik Anıtı ve Savaş Müzesi ile alakalı.


Yazıya başlamadan önce içeriye fotoğraf makinesi almayan ve devasa anıtın üzerine telefon/telsiz vericisi koyan zihniyete selam etmek istiyorum. Allah sizi bildiği gibi yapsın emi. Nedir yani içeriye fotoğraf makinesi ve cep telefonu almamak. Geçen yaz Efes müzesini gezdim ve dilediğimce fotoğraf çektim. Tek kural: Flaş yasak, o kadar. Ama konu Cezayir olunca diğer bütün şeylere gibi şaşırmamak gerek: Normal... İşte bu yüzden müzenin içerisinde fotoğraf çekemedik. Hemen hatırlatayım, Savaş Müzesi anıtın hemen altında. Yukarıdaki fotoğrafa göre soldaki ayağın altından giriliyor. İçeriye girerken cüz'i bir ücret ödüyor ve emanet kutularına telefon, kamera ve fotoğraf makinelerinizi bırakıyorsunuz. Gerçi ben cep telefonumu bırakmayı unutmuşum, istesem fotoğraf çekebilirdim ama çok geç fark ettim. O yüzden görsel destek olmadan anlatacağım.


İçeriye girdiğim andan itibaren bir savaş alanını gezer gibi bir hisse kapıldım. Her tarafta kılıçlar, hançerler, silahlar, cephaneler... Sonra önünüze çıkan belgeler, fotoğraflar, tablolar. O yıllara ait her şey. Ve çok ilginç ki belgelerin çoğu Fransızca. Yazışmalar, gazeteler, kararnameler vep Fransızca yazılmış. Sanırım o dönemlerde Arapçanın yasak olmasıyla alakalı, yada ben öyle biliyorum emin değilim. Bağımsızlık savaşının ve Cezayir tarihinin önemli isimlerine ait belgeler, eşyalar falan da var. Mesela Emir Abdülkadir'e ait silahları, hançerleri falan gördüm içeride. Materyal olarak oldukça zengin bir müze. Bazı gereksiz ve benzer şeyler de yok değil. Ama gelecek nesiller için önemli kalıntılar var. Umarım yıllar geçtikçe bu müzede anlatılanları ve yaşananları daha iyi anlarlar. Zira bugünün insanları çok anlamış gibi görünmüyor. Bu kanıya da şöyle vardım, eğer daha çok kişinin bilmesini, görmesini, anlamasını isteseler görüntü ve fotoğraf alma konusunda yasak koymazlar. Ki zaten bu müzenin anlamını birazcık kavraslar ülkede anında Fransızca yasaklanır. Zaten buna bir türlü kafam basmıyor: Fransızlar yıllarca zulüm etmişler, binlerce insanı genç yaşlı demenden katletmişler ve ülkede halen inanılmaz bir Franszı sempatisi var. Hayret etmemek elde değil...

Hergün evden çıkarken karısıyla helalleşen insanları neden geri dönmediğini, sabah dışarı çıkıldığında yol boyunca sıralı cesetlerin sebebini ve dökülen onca kanın sebebini bu müzede bulmak mümkün. O dönemden kalma bir giyotin, hepi topu iki metrelik bir uçaksavarla düşürülmüş bir pervaneli uçak ve nicesi. yakın tarihe ışık tutuyor hepsi. Ama tabi dediğim gibi sadece anlayana, ders çıkarabilene.

Müzeyi gezdik, telefonlarımız ve fotoğraf makinelerimizi geri aldık ve tam çıkarken iki taraftan aşağıya inilen bir yer daha gördük girişin hemen karşında. aşağıda ne var diye sorudğumuzda "Girin bakın güzel şeyler var, bir yandan da Kur'an okunuyor" dedi görevli. Merak edip aşağıya da indik. ama ne yalan söyleyim aşağıda ne olup bittiğini gerçekten anlamadım. Sadece görsel olarak güzel bir yer yapmışlar onu anladım. Zaten tam çıkmak üzereyken tekrar girdiğimiz için biraz da acele ederek gezdik içeriyi. O anda fotoğraf makinemizi aldığımız için bir kaç kare çekebildim. Flaş kullanamadığım için ortada duran ilginç taşın ne olduğunu anlatan açıklayıcı tabelayı net çekemedim. Henüz sorma fırsatım da olmadığı için hakkında en ufak bir bilgim yok, bir kaç Cezayirliye sorup öğrenirsem buraya da yazarım. Bu fotoğraflar da Müzenin daha altında bulunan ilginç mekandan:

 

 


21 Şubat 2011 Pazartesi

Cezayir Vizesi için gereken evraklar

İstanbul Cezayir Başkonsolosluğu
 
Ankara İkametli Pasaport Sahipleri Haricinde Diğer Bütün İllerde İkamet Eden Kişiler Vize Başvurularını İstanbul Cezayir Başkonsolosluğuna Yapabilmektedir.

 Cezayir Vizesi Başvurularının Süreleri ;
 Ticari Vize Başvurusu ; 3 İş Günü
 Turistik Vize Başvurusu ; 3 İş Günü

 Cezayir Ticari Vizesi ;
 *2 Adet Yeni Çekilmiş Arka Fonu Beyaz Vesikalık Fotoğraf
 *En Az 6 Ay Geçerliliği Olan Pasaport
 *2 Adet Tam Doldurulmuş ve İmzalanmış Cezayir Vizesi Başvuru Formu
 *Şirket Antetli Kağıdına Yazılmış Seyahat Detaylarını Belirten ve Masrafların Şirket Tarafından Ödeneceğini Taahhüt Eden Kaşeli İmzalı Dilekçe
 *Şirket Faaliyet Belgesi (fotokopi)
 *Şirket Vergi Levhası (fotokopi)
 *Şirket Ticaret Sicil Gazetesi (fotokopi)
 *Şirket İmza Sirküleri (fotokopi)
 *Şirket Banka Hesapları
 *Ssk İşe Giriş Bildirgesi (imza yetkilisi olmayan kişilerden)
 *Maaş Bordrosu
 *Ticari Seyahat Açıklamalı Davetiye
 *Otel Rezervasyonu
 *Uçak Bileti Rezervasyonu

 Cezayir Turist Vizesi ;
 
*2 Adet Yeni Çekilmiş Arka Fonu Beyaz Vesikalık Fotoğraf
 *En Az 6 Ay Geçerliliği Olan Pasaport
 *2 Adet Tam Doldurulmuş ve İmzalanmış Cezayir Vizesi Başvuru Formu
 *Şirket Antetli Kağıdına Yazılmış Seyahat Detaylarını Belirten Kaşeli İmzalı Dilekçe
 *Şirket Faaliyet Belgesi (fotokopi)
 *Şirket Vergi Levhası (fotokopi)
 *Şirket Ticaret Sicil Gazetesi (fotokopi)
 *Şirket İmza Sirküleri (fotokopi)
 *Kişisel Banka Hesapları
 *Ssk İşe Giriş Bildirgesi (imza yetkilisi olmayan kişilerden)
 *Maaş Bordrosu
 *Başvuru Sahibinin İkametgah Senedi
 *Otel Rezervasyonu veya Davetiye
 *Uçak Bileti Rezervasyonu

 Asker,Doktor,Emekli,Ev Hanımı,Öğrenci Turist Vizesi Başvurularında Kişinin Durumunu Belgeleyen Evraklar İstenmektedir.

 Not ; Büyükelçilik-Konsolosluk İstenilen Belgeler Dışında Ek Evrak Talep Edebilir.
 Diplomatik,Hizmet,Hususi Pasaport Sahiplerinden Seyahatlerinde Üç Aya Kadar Kalışlarda Vize İstenmiyor.

(bir aracı kurumun sayfasından alıntı)

20 Şubat 2011 Pazar

Vize alabilmek için davetiye örneği




                                                INVITATION
         Dans le cadre d’une visite commercial au sein de Notre société nous invitons Monsieur ..........(Soyisim İsim)......... a se rendre en Algerie.
Pour cela on vous sollicite Monsieur de bien vouloir accorder a monsieur ..........(Soyisim İsim)......... Un visa d’affaire longue dureé a compter de son entrée en Algerie.
        On vous informe par ailleurs que la prise en charge totale (nourriture, hébergement et transport) de cette personne  sera a la charge de la société ..........(Şirket İsmi).........
 Veuillez agréer Monsieur le directeur nos salutations les plus distinguées.        


Cezayir'e gelebilmek için öncelikle vizeye ihtiyacınız olacak. Bu vizeleri Cezayir Ankara yada İstanbul Büyükelçiliklerinden alabilirsiniz. Kişisel başvuru da yapsanız, şirket olarak da başvuru yapsanız işleri daha kolaylaştırmak için davetiyeye ihtiyacınız olacak. Davetiyeniz varsa 3-4 gün içerisinde vizeniz hazır. Bu davetiyeyi Cezayir'de faaliyet gösteren bir firma yollarsa hiç bir sıkıntı yaşamaz vizenizi hemen alırsınız. Vize metninde Cezayir seyahatiniz boyunca bu şirket tarafından ulaşım, barınma, yiyecek vs. masrafların davetiye gönderen şirket tarafından karşılanacağı yazıyor.

Biz o kadar fakirdik ki


Biz o kadar fakirdik ki babam bize yatak bile alamıyordu.
Cezayir dinarının üzerinde yattık yıllarca :))

19 Şubat 2011 Cumartesi

Air Algerie / Cezayir Havayolları

Pırpır uçaklarla fantastik, yerel uçuşlar yapabileceğiniz uçak firması. Pırpır uçakları sanırım tarif etmeye gerek yok, 50-60 kişilik, kanatlarında jet motor yerine pervaneli motorlar bulunan, hava boşluklarında insanın içinde büyük boşluklar ve tahribatlar bırakabilen uçaklar.

Yurtdışından gelişlerde hiç tercih etmediğim firmadır ayrıca. Her ne kadar zaman zaman lanet ederek binsem de; Cezayir'e gelirken kullanılması gereken hava yolu Air Algerie değil, THY'dir. Ama Cezayir içinde seyahat edecekseniz mecburen Air Algerie'yi kullanacaksınız, hazırlıklı olun.

Bir kere bu hava yolunun rötarsız kalkması sürpriz olur. Öyle garip uçuş saatleri vardır ki, aynı şehre birer saat arayla 3-4 uçuş görürsünüz ekranda, bazen tüm uçuşlar birleştirilerek büyük bir airbus uçakla toptan halledilir, bazen de uçaklar 2-3 saat rötarın ardından konvoy halinde 15 er dakika arayla kalkabilir. Böyle tuhaflıkları da var. Boing falan diye beklediğiniz uçağa giderken önünüze bu pırpırlardan çıkabilir ve el bagajlarınızı bile uçağın altında tekrardan kargo kısmına alabilirler. Noluyoo yaa falan diye şaşırmayın.

Uçağa bindiğinizde elinizde büyük ihtimalle, yerinizi gösterecek hiç bir bilgi kalmamıştır. Uçuş kartının büyük kısmını salondan çıkarken, kalan küçük kısmını da uçağa götürülen otobüsten inerken alırlar. Uçağın altına geldiğinizde benim numaram neydi yaa diye saf saf bakınırsınız, ki aslında buna gerek de yoktur. Ama bunu sonradan anlarsınız tabi. Çünkü herkes boş bulduğu yere oturur ve hostesler de bu konuda mutabıktır. Onlar da ses etmezler.

Uçağın motorları çalışıp da uçak hareket edinceye kadar telefonla konuşmak gayet normal bir hadisedir, ürkmeyin. Hatta uçuş boyunca çalan telefonlar, gelen mesaj sesleri falan sıradan olaylardır.

Uçuş sırasında sadece meyve suyu ve kapalı su verilir. Fazlasını beklemeyin zaten yok. Haa fazlası bir şu var, buz. Evet meyve suyu yada kolanıza buz isteyebilirsiniz.